Bilişim, jusTme, Yazıyorum    |    2 comments    |    Şubat 26

En sevdiğim tamir yöntemi

Hayatta en çok sevdiğim tamir yöntemi kapat-açtır. Çoğu vakalarda çok etkili bir çözüm yöntemi olup yapıldığında sonuç verme olasılığı çok yüksektir. Fakat bu profesyonel bir çözüm olarak sunulmaya başlanması bence ironik bir durum. Yani cep telefonumun yazılımını güncellemek için firmanın sitesini incelediğimde bu yöntemin çözüm önerisi sunulması beni çok güldürdü. Ne yapsınlar yani? En etkili tamir yöntemi :)

http://bit.ly/bIBmXX



Etiketler:,
jusTme, Yazıyorum    |    5 comments    |    Şubat 26

Üretmek zorlaşmış

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşım Hayko Cepkin’in yeni albümünü aldığını ve keyifle dinlediğini izah eder bir halde Facebook hesabında durum güncellemeleri yapıyordu. Bende Hayko Cepkin severim hani.. Hemen albümü temin ettim ve dinlemeye koyuldum. İlk başlarda şarkılar birbirini andırıyordu. Sanırım beklentilerimi karşılamayacaktı. Sonra şarkıların arasından bir tanesi benim gerçekten dikkatimi çekti. Dinlediğim müzik başka birşeyi andırıyordu. Bu sevdiğim bir dizinin müziği olabilir miydi? Sizde dinleyiniz:

Sizce?



Etiketler:, , ,
Yazıyorum    |    0 comments    |    Şubat 12

Translate my blog in your language…

Ladies and gentlemen, may I have your attention please? :)

Now, you can translate my posts or blog in several languages by using Google Translate.

You can find translate menu which contains language options at bottom right of the screen.



Duyuru, IEEE    |    2 comments    |    Şubat 12

Texas Instruments Kaynak Kütüphanesi Spectrum’da

Texas Instruments ürünleri ile ilgili bilgiler içeren katalog, video, kılavuz ve makaleleri IEEE üyelerine açmış, bu ayki Spectrum’da yer vermiş. İlgili katalogları aşağıdaki linkten temin edebilirsiniz…

http://spectrum.ieee.org/static/ti-resource-library



Etiketler:, ,
Geziyorum, jusTme, Yiyorum    |    5 comments    |    Şubat 2

Gurme değilim ama…

Gurme değilim ama karnım doysun diye de yemek yemem hani… Şu sıralar çalışmadığımdan dolayı sevgilimle birlikte bize bolca vakit kalıyor. Eh çok gezen bir çift acıkır tabiki. Özellikle benim gibi bir çiftin varsa sevgilim her yerde yemek yemek için durursun tabiki ;)

Bu sabah açılışı ıspanaklı kek ile yaptım. Üzeri kremşantiyle kaplıydı. İki kocaman dilimi iki kupa çayla afiyetle yedim. Ağzıma layıktı. Sonrasında evden hızlı bir şekilde çıkarak taksime geçtim. Acıkan karnımı Hamurabi’de boyoz yiyerek doyurdum, güzel 2 bardak çay içtim. Sonra mağzaları dolaşmaya koyuldum. Eh geze geze acıktık tabiki. Kapanışı ise Güney Koreli’lerin Taksim’de yeni açtığı BBQ’da yaptım. Efendim, bendeniz tavuğu çok seven bir insanım. Eğer yediğim tavuk kötü olursa çok fazla hayal kırıklığına uğrarım. Bu yüzden BBQ’daki tavuklara çok temkinli yaklaştım. Bir menü ile bu firmanın kalitesini değerlendirmek istemeyen nefsim bana iki menü istetti: Teri-Q Wings, Olive Luxury Chicken.

Alman bu firma düşüncelerime  karşın garsonların hareketleri uzakdoğu kültürünü andırıyordu. Tabiki garsonlar Türktü fakat hepsi bir ağızdan “Hoşgeldiniz.” çıkarkende “Afiyet olsun, yine bekleriz.” diyorlardı. Türkiye’de böyle yapanı ben görmedim. Sonrada Güney Koreli bir vardiya şefi başlarına gelince anladım ki bu firma Alman değilmiş. “Hangi ülkeden olursa olsun tavuğu güzel olsun!” sloganımdan yola çıkarak gelicek olan siparişlere odaklandım. Olive Luxury Chicken denilen menü 2 parça olarak geliyor. 30 farklı baharattan oluşan eşsiz ve gizli BBQ sosu ile pişirilmiş tavuğun göğüs parçalarından oluşuyor (ben onların yalancısıyım). Gurme değilim demiştim ya, işte o doğru çünkü o 30 farklı baharatın ne olduğu konusunda dilim pek yardımcı olmadı.  Fakat şunu söyleyebilirim; tavuğun en lezzetsiz yerinin gögüs eti olduğunu varsayarsak bu menü gerçekten iyidi.  Göğüs eti gerçekten lezzetli ve suluydu. Benim konuşmak istediğim ve gerçekten “favori yemeklerim” listesine girecek olan Teri-Q Winds’dir. Sarımsak ve teriyaki soya sosla marine edilmiş sonrasında pirinç ununa bulanmış süper bir lezzet. Herşeyi silip süpürdüm, yemeğin arkasından gitse gitse çay en iyi gider diye düşünürken garson “Size çay ısmarlayabilir miyim?” diye sordu ve sorusuna olumlu yanıt geldi. Güney Koreli bir firma olmasına karşın çay servisiyle Türkiye pazarına adapte olmuşa benziyor…

Günün sonunda yamurdan ve kardan ıslanmış, rüzgar yemiş bir haldeydik fakat güzel yemekler yiyerek hoş sohbet ederek evlerimize gidebildik. Güzel bir gün daha…



Etiketler:, , , , , ,