Geziyorum, teachUS, Yazıyorum, Yiyorum    |    2 comments    |    Mart 27

İstanbul’da nereye nasıl giderim?

“İstanbul’a yeni geldim, nerde ne var?” veya “Şuraya nasıl giderim?” veyahut “Bize mekan söyle.” gibi soruları soran arkadaşlara sesleniyorum: internet diye birşey var, artık şu teknolojiyi kullanın yahu. Herkese, birilerine sormak kolaya kaçmak gibi gelsede internetten bakmak daha da kolay. Şu anda bir yere giderken kullandığım web sitelerini bu yazımda sizlerle paylaşacağım. Umarım bu yazının sonunda artık sizde çevrenizdekilere sormak yerine daha verimli sonuç veren interneti kullanmaya başlarsınız.

Nereye gideceksiniz?

Bir değişiklik yapıp yeni merkanlara gitmek isterseniz kullanabileceğiniz bir site var: Mekanist.net. Bahsettiğim bu site, internette dolaştığım süre boyunca yeni mekan bulabileceğim en güzel sitelerden biridir. Kullanıcı bazlı olduğu için sürekli yeni mekanlar ekleniyor, mevcut mekanlar değerlendiriliyor. Ayrıca merkanlardaki yemeklerin ve ortamın fotoğrafları, bazı müesseselere özel indirimler, mekanların haritadaki konumu (kullanıcı bazlı olduğundan bazı mekanların konumları yanlış olabiliyor) gibi birçok özelliğe sahiptir. Yalnız size bir tavsiyem var; eğer önem verdiğiniz birini yemeğe çıkarıcaksanız gitmeyi planladığınız yere önceden 1 kere gidip birşeyler yiyin, yemek yemeseniz bile birşeyler için, menüyü servisi inceleyin. Sizin mekana bakış açınız sitedeki kullanıcılarınkinden farklı olabilir.

Mekanist.Net

Nasıl gideceksiniz?

Çok iyi bilmediğiniz bir şehirde, çok iyi bilsende çok büyük olduğu için çok iyi bilemeyeceğin bir semte gidecekseniz, kullanabileceğin en iyi vasıta taksidir; tabi çok zenginseniz… Fakat elimizde İETT gibi ucuz ulaşım sunan bir kurum var. Yalnız iş hangi otobüslere binmeniz gerektiğini ararken biraz zorlaşıyor. İETT merkez duraklarındaki hareket amirleriyle vakit kaybetmek istemiyorsanız İETT’ye ait olan Oraya Nasıl Giderim? servisini kullanabilirsiniz. Hangi duraktan bineceğinizi ve hangi durakta ineceğinizi yazın size ulaşım alternatiflerini sunsun.

Oraya Nasıl Giderim?

Fakat otobüsle gidemiyeceğim bir yer?

Eğer aradığınız mekan, bina, kurum vs. taksiye binmeyi gerektiriyorsa veya yürümeniz gerekiyorsa istanbulu sokak sokak, bina bina gösteren servislerde mevcut! Bu servisler ise şunlar;

- “Let’s describe the whole world!” sloganıyla amacını açıkça belirten Wikimapia. Bu servisle tesadüfen internette karşılaştım ve çok hoşuma gitti. Altyapı olarak Google Map’i kullanan bu sisteme içerik kullanıcı bazlı olarak girilebiliyor. Şu anda İstanbul’u mahalle mahalle gösteren bir çalışma yapılmış. Ayrıca Google Map’ten bakıp “Bu bina o bina mı?” dediğiniz sorulara yanıt verebilecek bir servis. Bunlara ilave olarak istediğiniz taktirde sizde üye olup bildiğiniz binaları işaretleyip bu güzel projeye katkıda bulunabiliyorsunuz.

WikiMapia

- İstanbul’u sokak veya mahalle isimleriyle aratabileceğiniz bir serviste İstanbul Harita. Önceleri, sokak veya mahalle isimlerini bu sistemde aratır sonrada Google Map’te gerçek uydu görüntüleriyle karşılaştırır ve gideceğim yer konusunda daha emin olurdum. Yani sizde illa böyle yapacaksınız diye bir kaide yok fakat kullanılabilir, güzel bir servis.

- Veeee, bütün servislerin anası: Google Maps (Google Haritalar’da diyebiliriz). Google’da arama yaptığınızda hakkında övgüyle dolu bir sürü site bulabileceğiniz bir servis olan Google Map’te dünyamızın gerçek uydu görüntüleri ve daha fazlasını bulabilirsiniz.

Google Maps

Umarım bu yazıyı okuduktan sonra İstanbul’da daha kolay ve daha özgüvenli bir şekilde dolaşabilir, merak ettiğiniz veya aradığınız mekanları daha kolay bulabilirsiniz.



Etiketler:, , , , , , , , , , , ,
Geziyorum, jusTme, Yiyorum    |    5 comments    |    Şubat 2

Gurme değilim ama…

Gurme değilim ama karnım doysun diye de yemek yemem hani… Şu sıralar çalışmadığımdan dolayı sevgilimle birlikte bize bolca vakit kalıyor. Eh çok gezen bir çift acıkır tabiki. Özellikle benim gibi bir çiftin varsa sevgilim her yerde yemek yemek için durursun tabiki ;)

Bu sabah açılışı ıspanaklı kek ile yaptım. Üzeri kremşantiyle kaplıydı. İki kocaman dilimi iki kupa çayla afiyetle yedim. Ağzıma layıktı. Sonrasında evden hızlı bir şekilde çıkarak taksime geçtim. Acıkan karnımı Hamurabi’de boyoz yiyerek doyurdum, güzel 2 bardak çay içtim. Sonra mağzaları dolaşmaya koyuldum. Eh geze geze acıktık tabiki. Kapanışı ise Güney Koreli’lerin Taksim’de yeni açtığı BBQ’da yaptım. Efendim, bendeniz tavuğu çok seven bir insanım. Eğer yediğim tavuk kötü olursa çok fazla hayal kırıklığına uğrarım. Bu yüzden BBQ’daki tavuklara çok temkinli yaklaştım. Bir menü ile bu firmanın kalitesini değerlendirmek istemeyen nefsim bana iki menü istetti: Teri-Q Wings, Olive Luxury Chicken.

Alman bu firma düşüncelerime  karşın garsonların hareketleri uzakdoğu kültürünü andırıyordu. Tabiki garsonlar Türktü fakat hepsi bir ağızdan “Hoşgeldiniz.” çıkarkende “Afiyet olsun, yine bekleriz.” diyorlardı. Türkiye’de böyle yapanı ben görmedim. Sonrada Güney Koreli bir vardiya şefi başlarına gelince anladım ki bu firma Alman değilmiş. “Hangi ülkeden olursa olsun tavuğu güzel olsun!” sloganımdan yola çıkarak gelicek olan siparişlere odaklandım. Olive Luxury Chicken denilen menü 2 parça olarak geliyor. 30 farklı baharattan oluşan eşsiz ve gizli BBQ sosu ile pişirilmiş tavuğun göğüs parçalarından oluşuyor (ben onların yalancısıyım). Gurme değilim demiştim ya, işte o doğru çünkü o 30 farklı baharatın ne olduğu konusunda dilim pek yardımcı olmadı.  Fakat şunu söyleyebilirim; tavuğun en lezzetsiz yerinin gögüs eti olduğunu varsayarsak bu menü gerçekten iyidi.  Göğüs eti gerçekten lezzetli ve suluydu. Benim konuşmak istediğim ve gerçekten “favori yemeklerim” listesine girecek olan Teri-Q Winds’dir. Sarımsak ve teriyaki soya sosla marine edilmiş sonrasında pirinç ununa bulanmış süper bir lezzet. Herşeyi silip süpürdüm, yemeğin arkasından gitse gitse çay en iyi gider diye düşünürken garson “Size çay ısmarlayabilir miyim?” diye sordu ve sorusuna olumlu yanıt geldi. Güney Koreli bir firma olmasına karşın çay servisiyle Türkiye pazarına adapte olmuşa benziyor…

Günün sonunda yamurdan ve kardan ıslanmış, rüzgar yemiş bir haldeydik fakat güzel yemekler yiyerek hoş sohbet ederek evlerimize gidebildik. Güzel bir gün daha…



Etiketler:, , , , , ,
Geziyorum, jusTme, Yazıyorum    |    1 comment    |    Ocak 21

Bütün bunlar sinemaya gittim diye mi?

Geçtiğimiz günlerde Fatih Akın’ın yönettiği “Soul Kitchen” adlı filme gittim. Film gerçektende hoşuma gitti çünkü filmde kendime ait parçalar buldum. (Bende de bel fıtığı var ;) ) Biletlerimizi mybilet’in kiosklarından aldım. Sistem çok güzel işliyor, bununla alakalı bir sıkıntım yok zaten. Böyle bir sistemden mutluyum. Ama beni biletin sonundaki bir yazı kitlesi rahatsız etti. Biletin sonunda “Bilet bedeline KDV, eğlence vergisi ve diğer vergi, rüsüm, fon vb. dahildir.” yazıyordu. Toplam 27 TL olan biletin sadece 2 TL si vergiydi. Çok fazla bir meblağ gibi gözükmesede ne kadar çok kalem var şu verginin içinde… Bütün bu vergiler ben sinemaya gittim diye mi?



Etiketler:, , ,
Geziyorum, Yazıyorum    |    5 comments    |    Ocak 10

Oldu mu Starbucks?

Kahve bardaklarının üzerine içeceğin sıcak olduğuna dikkat çekmek için uyarı yazan Starbucks, orjinali daha zengin kelimelerle yazılmış olan uyarıyı zengin bir dil olan Türkçe’ye yetersiz bir çeviri yapıp yazmışlar. Benim dikaktimi çekti, öyle bir paylaşayım dedim…



Etiketler:,
Geziyorum, jusTme, Yazıyorum    |    1 comment    |    Eylül 1

Şu hikayeyi birde benden dinleyin

Dün web siteler hakkında çokça bilgi veren quarkbase’i (bknz: Quarkbase) kullanırken birde benim alan adımı kontrol edeyim dedim ve kadim dostum Sabri Suyunu‘nun tuzla maceremızı yazdığını farkettim. Benim bloguma link vermeseydi sanırım uzun bir süre farketmezdim. Herneyse, birde başımızdan geçen o olayı benim benim gözümle okuyun…

Read More



Etiketler:, , , , , ,
Geziyorum, IEEE    |    1 comment    |    Eylül 5

Kongre’07

5. IEEE Türkiye Öğrenci Kolları Kongresi’nden yeni gelmiş ve son derece yorgun durumdayım. Bu seneki kongrede beni, geçen senelere nazaran daha organize olmuş ve daha deneyimli bir kadro karşıladı. KTU IEEE ekibine buradan tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Bizlere o kadar güzel ve keyifli bir program hazırlamışlar ki anlatmakla bitiremem.

TURKIEEE bu sene daha da kadrolaşıp, daha sağlam projeler geliştirmek amacıyla harika bir kongrede buluştu. 60 görev ve 60 yeni gönüllü! Her kongrede süper bir takım harika bir grup olma yolunda ileriliyoruz. 5. kongre yanında birde yeni kuracak, kurulmuş veya daha fazla bilgi almak isteyen öğrenci kollarını doyuracak kadar içeriğe sahip bir ajanda getirdi.

Sosyal içeri ise bizleri en çok yoran bölümü oldu. Trabzon’un en güzel yerlerini 2 gün içerisinde gezdik, gördük en güzel yemeklerini yedik. Ayasofya Kilisesi, Ayder Yaylası, Fırtına Deresi, Akçabat Köftesi, Kuymak ve daha birsürü şey…

Artık bir sonraki kongreyi beklemeye başlayabiliriz. 6. Kongre Çukuova Üniversitesi’nde gerçekleştirilecek. ARkadaşlara şimdiden kolay gelsin dileklerimi iletiyorum. Şundan hiç şüphem yok ki bu kongrede herzmankinden daha güzel olacak…