jusTme, Yazıyorum    |    2 comments    |    Nisan 12

Nedir bu Taksim’in hali?

Yani Beyoğlu Belediyesi’ne söylecek söz bulamıyorum. Şu yerlerdeki parke taşları yaptıkları yeni oluyor, şimdi ne hale gelmişler! Burası Taksim, gecede gündüzde burası dolu, istediğiniz zaman yolları yasal olarak kesebiliyorsunuz ama yaz geldi daha da dolu olacak. Şunları yaparken daha dikkatli yapsanız, daha özen gösterek yapsanız ödenek cebinizde kalırdı.

Taksim bütün o kırık parkelerle dolu! Birde üzerlerine basınca, bir yarışma programındaki gibi, üzerine çamurlu su sıçratmıyor mu deli oluyorum. Muhtemelen parkeler gündeminizde değildir. Siz en iyisi lale dağıtın, şimdi onun zamanı (!).



Etiketler:,
Geziyorum, jusTme, Yiyorum    |    5 comments    |    Şubat 2

Gurme değilim ama…

Gurme değilim ama karnım doysun diye de yemek yemem hani… Şu sıralar çalışmadığımdan dolayı sevgilimle birlikte bize bolca vakit kalıyor. Eh çok gezen bir çift acıkır tabiki. Özellikle benim gibi bir çiftin varsa sevgilim her yerde yemek yemek için durursun tabiki ;)

Bu sabah açılışı ıspanaklı kek ile yaptım. Üzeri kremşantiyle kaplıydı. İki kocaman dilimi iki kupa çayla afiyetle yedim. Ağzıma layıktı. Sonrasında evden hızlı bir şekilde çıkarak taksime geçtim. Acıkan karnımı Hamurabi’de boyoz yiyerek doyurdum, güzel 2 bardak çay içtim. Sonra mağzaları dolaşmaya koyuldum. Eh geze geze acıktık tabiki. Kapanışı ise Güney Koreli’lerin Taksim’de yeni açtığı BBQ’da yaptım. Efendim, bendeniz tavuğu çok seven bir insanım. Eğer yediğim tavuk kötü olursa çok fazla hayal kırıklığına uğrarım. Bu yüzden BBQ’daki tavuklara çok temkinli yaklaştım. Bir menü ile bu firmanın kalitesini değerlendirmek istemeyen nefsim bana iki menü istetti: Teri-Q Wings, Olive Luxury Chicken.

Alman bu firma düşüncelerime  karşın garsonların hareketleri uzakdoğu kültürünü andırıyordu. Tabiki garsonlar Türktü fakat hepsi bir ağızdan “Hoşgeldiniz.” çıkarkende “Afiyet olsun, yine bekleriz.” diyorlardı. Türkiye’de böyle yapanı ben görmedim. Sonrada Güney Koreli bir vardiya şefi başlarına gelince anladım ki bu firma Alman değilmiş. “Hangi ülkeden olursa olsun tavuğu güzel olsun!” sloganımdan yola çıkarak gelicek olan siparişlere odaklandım. Olive Luxury Chicken denilen menü 2 parça olarak geliyor. 30 farklı baharattan oluşan eşsiz ve gizli BBQ sosu ile pişirilmiş tavuğun göğüs parçalarından oluşuyor (ben onların yalancısıyım). Gurme değilim demiştim ya, işte o doğru çünkü o 30 farklı baharatın ne olduğu konusunda dilim pek yardımcı olmadı.  Fakat şunu söyleyebilirim; tavuğun en lezzetsiz yerinin gögüs eti olduğunu varsayarsak bu menü gerçekten iyidi.  Göğüs eti gerçekten lezzetli ve suluydu. Benim konuşmak istediğim ve gerçekten “favori yemeklerim” listesine girecek olan Teri-Q Winds’dir. Sarımsak ve teriyaki soya sosla marine edilmiş sonrasında pirinç ununa bulanmış süper bir lezzet. Herşeyi silip süpürdüm, yemeğin arkasından gitse gitse çay en iyi gider diye düşünürken garson “Size çay ısmarlayabilir miyim?” diye sordu ve sorusuna olumlu yanıt geldi. Güney Koreli bir firma olmasına karşın çay servisiyle Türkiye pazarına adapte olmuşa benziyor…

Günün sonunda yamurdan ve kardan ıslanmış, rüzgar yemiş bir haldeydik fakat güzel yemekler yiyerek hoş sohbet ederek evlerimize gidebildik. Güzel bir gün daha…



Etiketler:, , , , , ,